Yargıtay Başkanlığının aşağıda bilgileri belirtilmiş olan kararına göre davadan sonra yaşanan ilişki kusur sayılmaz denilmektedir. Kararda ise anlatım şu şekilde gerçekleşmektedir. “davalının müşterek çocuğa olan ilgisiz tutumunun davacıda yaratacağı ızdırap, dava devam ederken facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde davalının bir başkasıyla ilişkisi olduğuna dair yapılan paylaşımları” nedeniyle davalı erkeğin davacı kadına nazaran mahkemece daha kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Hem kararda yazılıp vakıalara kadın tarafından usulünce dayanılmamış hem de erkeğin kusuruna konu bu vakıalar dava açıldıktan sonra meydana gelmiştir. Bu nedenle Davadan Sonra Yaşanan İlişki Kusur Sayılmaz denilmektedir Yargıtay kararına göre; işte Davadan Sonra Yaşanan İlişki Kusur Sayılmaz başlıklı olarak belirlediğimiz Yargıtay Kararı;

Boşanma davasına ilişkin makalemizi okumak için buraya tıklayınız.

YARGITAY BAŞKANLIĞI

Hukuk Dairesi 2018/1787 E. , 2018/6214 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, velayet, kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası, tazminat talepleri hakkında verilen hüküm, kadın yararına hükmolunan manevi tazminat, tedbir ve iştirak nafakası ile yargılama giderleri yönünden, davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla maddi tazminat talebi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16/01/2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı … ile vekilleri gelmedi. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davacı … ile vekili Av. … geldi. Davalı vekili Av. …’nun başka mahkemelerde duruşması olduğundan bahisle mazeret dilekçesi gönderdiği ancak birden fazla vekilin olduğu görülmekle mazereti yerinde görülmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Madde

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın tarafından süresinden sonra maddi tazminat (TMK m.174/1), davalı erkek tarafından ise süresinden sonra maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) talebinde bulunulmuş, mahkemece bu talepler yönünden ayrıca nispi harç yatırılmadığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş ise de, tarafların bu talepleri boşanmanın eki niteliğinde olduğundan ayrıca harca tabi olmasa da, usulüne uygun şekilde süresinde talep edilmediklerinden mahkemece tarafların bu talepleri yönünden verdiği hüküm sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Madde

Her dava açıldığı gündeki koşullara tabidir. Davadan sonra gelişen olaylar boşanmaya esas alınamaz. Bu bağlamda toplanan delillerden, mahkemece, davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlardan; “davalının müşterek çocuğa olan ilgisiz tutumunun davacıda yaratacağı ızdırap, dava devam ederken facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde davalının bir başkasıyla ilişkisi olduğuna dair yapılan paylaşımları” nedeniyle davalı erkeğin davacı kadına nazaran daha ziyade kusurlu bulunmuş ise de, hem bu yukarı da yazılı vakıalara kadın tarafından usulünce dayanılmamış hem de erkeğin kusuruna konu bu vakıalar dava açıldıktan sonra meydana gelmiştir.

Öyleyse, kadın tarafından usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen ve dava açıldıktan sonra meydana geldiği sabit olan bu hadiseler erkeğe kusur olarak yüklenemeyecektir.

Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece belirlenen ve dosya kapsamına göre gerçekleştiği sabit olan erkeğin eşinin hamileliğine ilgisiz kalması, eşinin yanında olmaması, davacı kadının da annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalarak, eşinin yanında yer almadığı ve kadın tarafından temyiz konu edilmeyerek kesinleşen bir diğer kusur olan eşinin evlilik birliğini kurtarma çabalarına olumsuz yanıt verdiği, böylelikle tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.

 Hal böyleyken, mahkemece davalı erkeğin davacı kadına nazaran boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.05.2018(Salı)

Görüldüğü üzere Davadan Sonra Yaşanan İlişki Kusur Sayılmaz şeklinde Yargıtay kararı olarak verilmiştir. Detayları yukarıdaki Yargıtay Kararının detaylarında anlatılmıştır.

Davadan Sonra Yaşanan İlişki Kusur Sayılmaz Yargıtay Kararı isimli makalemiz ile ilgili olarak sayfamızın alt kısmında bulunan yorum kısmından aklınıza takılan sorularınızı sorabilirsiniz. Karşılaşmış olduğunuz hukuki sorunlarınızı ücretsiz olarak sorabilir veya düşüncelerinizi bize aktarabilirsiniz.

Yargıtay karar arama ekranına ulaşmak için buraya tıklayınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz