Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası şu şekilde açıklanabilir. Hayata kast, birinin, diğerini öldürmek amacıyla yaptığı eylemler olarak adlandırılabilir. Bu durumun evlilikte olduğunu varsayarsak eşlerden birisinin diğerine benzer davranışları sergilemesi şeklinde tanımlanabilir. Hukuki kural olarak hayata kast denilebilmesi için bir kişinin diğerini öldürmeye teşebbüs edermişçesine şeklindeki davranışları için söz konusu olabilmektedir. Bu anlamda insanın temel hakkı olan yaşama hakkı da kanun düzenleyicileri tarafından belirtilmiştir. Eşlerden birinin, diğerinin yaşamına son vermeye yönelik davranışlar sergilemesi halinde tarafların evliliğinin devam etmesi beklenemez. Bu nedenle mağdur eşe hayata kast nedeniyle boşanma davası hakkı tanınmıştır. Eşlerden birinin bu şekildeki davranışlarının boşanma sebebi sayılmasının şartı şudur ki eşe karşı eylem yapılmış olmasıdır. Eğer ki eşe karşı bir eylem yoksa dava için bir gerekçe de yoktur demektir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası yargılamasında Akıl hastalığı olan bir kişinin eşinin hayatına kasteden davranışlarda bilinçli hareket etme yeteneği ve kusur şartı gerçekleşmediğinden, böyle bir davranış boşanma sebebi olarak kabul edilmemektedir.

Davada karşı tarafa yöneltilecek eylem öldürme kastı taşımalıdır. Eylemin takdirle, ihmal veya tedbirsizlik ya da dikkatsizlik nedeniyle bu duruma gelmesi halinde de yine boşanma sebebi bulunmamalıdır. Anlatıldığı üzere hayata kast denilebilmesi için öldürme kastı bulunması şarttır.

Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası ile ilgili makalemizi okumak için buraya tıklayınız.

Hayata Kast Pek Kötü Onur Kırıcı Davranışta Boşanma Davası Ne Zaman Açılmalıdır.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası açılabilmesi için belirli sürelere uyulması şarttır. Hayatına kast edilen olayı öğrendikten 6 ay veya hayata kast eyleminden itibaren 5 yıl içerisinde dava açması gereklidir. Belirtilen süreler hak düşürücü bir süre olduğundan bu sürenin kaçırılması halinde bu sebepten dolayı dava açılması mümkün bulunmamaktadır. Herhangi bir nedenle süreyi kaçıran eşlerden birisi genel dava türlerinden boşanma davası açarak hayata kast eylemini delil olarak gösterilmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Genel boşanma hükümlerine dava devam ettirilecek olup, mahkemece hayata kast eylemine ilişkin delil değerlendirmesi gerçekleşecektir. Ancak davanın genel boşanma sebepleriyle açılması halinde tarafların kusur durumu da değerlendirmeye alınacaktır.

Davanın kanuni dayanağı:

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 162. Maddesinde “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” Şeklinde hüküm bulunmakta ve bu hüküm davanın kanuni dayanağını oluşturmaktadır.

5 YORUMLAR

  1. Merhabalar
    Evli olduğum kişi annesi, kardeşi ve eniştesinin yanında iki kere boğazımı sıkıp seni öldürürüm dedi. Ben elimi bile kaldırmadım. Onlar zorla ayırdı. Bu kusur oranı ne kadar büyük veya hangi oranda dikkate alınır. Mahkemede şahitler dinlenecek.

    • Merhaba Ertaç Altan.
      Öncelikle geçmiş olsun. Yaşadığınız durum çok üzücü bir durum. Eğer ki şahit olanlar mahkemede de aynı şahitliği yaparlarsa kusur oranına bakılmaksızın boşanma davanız kabul edilir.
      Davayı direkt kazanırsınız.. Şikayetçi olmuş muydunuz savcılığa boğazınızı sıktığından dolayı..

      • Ilginiz için teşekkürler. Avukatıma söyledim ama işlem yapmadı, bir kaç sebepten dolayı da azilname verdim. Şahitler bu duruşmada dinlenecek. Aynı şekilde ifade verirlerse mal paylaşımı ve ziynet davalarında paylaşım oranı değişir mi? Islerimin ve mahkemelerin yoğunluğu sebebiyle geç cevap verdim. ???

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz