Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası ile ilgili olarak; önceki yazılarımızda da anlattığımız üzere boşanma davası sebepleri arasında iki tür boşanma sebebi bulunmaktadır. Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası ise özel boşanma sebepleri arasında sayılmaktadır. Haysiyetsizlik durumu kişiliklere göre ve toplumlara göre farklılık gösterebilecek bir ahlaki değerdir. Bir değerin haysiyetsiz olarak belirlenebilmesi için sergilenen davranışın toplumun geneli tarafından kabul edilemez bir davranış türü olmasıdır. Bunun yanı sıra toplumun ahlaki değerlerinin dışında çıkılan bir yaşam tarzı olarak da kabul edilebilmesi gereklidir. Böyle bir yaşam tarzına haysiyetsiz yaşam denilebilmektedir. İnsanın kendisine olan saygı ve sevgisine, onuruna ve haysiyetine aykırı bir davranış sergilemesine de haysiyetsiz yaşam şekli denilebilmektedir.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası açılması için toplumumuza göre haysiyetsiz yaşam tarzına örnek verecek olursak şu şekilde örnekler verebiliriz. Uyuşturucu Madde Kullanmak, Alkoliklik, Fuhuş yapmak amacıyla ev çalıştırmak veya kadın pazarlamak, Evli bir eşin başka birisiyle evlilik dışı aynı evli paylaşması veya aynı evde beraber yaşaması toplum değerlerimize aykırı şekilde davranan ve toplumun genelinin hoşgörmeyeceğine ilişkin sergilenen davranışları kapsamaktadır.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları Nelerdir

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası ile ilgili olarak toplumumuzda günümüze kadar gelmiş olan kültürümüze, ahlaki değerlerimize, ülkemizdeki etik kurallara ve değerlere karşı şekilde yaşayan eşe karşı boşanma davası açılabilmektedir. Haysiyetsiz veya benzeri şekilde yaşam sürmeyi sürekli ve alışkanlık halinde yaşayan eşe karşı açılması gereken boşanma davasında evliliğin bu nedenle artık devam ettirilemez olması gereklidir. Haysiyetsiz yaşam sürmekte olan eşin bu hayatını alışkanlık haline getirmiş olması gibi bir şartı bulunmaktadır.

Haysiyetsiz yaşam olarak nitelendirilmiş bir yaşam tarzında bulunan kişinin bir kez bu duruma düşmesi dava açmaya haklı sebep oluşturmamaktadır. Dava açmaya haklı sebep oluşturması için haysiyetsiz yaşamanın alışkanlık haline gelmiş olması ve evliliğin çekilmez bir hale gelmiş olması gereklidir. Mahkeme hakimi tarafından evliliğin çekilmez olduğunun tespiti halinde boşanma kararı verilmektedir. Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle açılması gereken boşanma davasında da suç nedeniyle boşanma davasında olduğu gibi kanun koyucu tarafından herhangi bir hak düşürücü süre belirlenmemiştir. Eş haysiyetsiz yaşam şekline ilişkin olarak evliliğin her aşamasında boşanma davası açabilmektedir.

Haysiyetsiz hayat sürme şekli evlilikten sonra gerçekleşmesi şarttır. Bunun yanı sıra haysiyetsiz yaşam tarzı alışkanlık haline getirilmiş olmalıdır. Evlenmeden önce eşin haysiyetsiz yaşam sürdüğüne ilişkin olarak boşanma davası açılamaz. Açılsa dahi mahkeme tarafından reddedilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre eşlerin evlenirken bu durumları bildiği varsayılmaktadır ve bu şekilde kabul edilmektedir. Bu nedenle herhangi bir süre kısıtlaması getirilmemiştir.

Yargılama süreci

Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davalarında iddiaların ispatlanması davanın kazanılmasında çok büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle boşanma davası açıldığı sırada mutlaka hukuki destek alınması önerilmektedir. Davanın açılışı, şekli, delillerin sunulması çok önemli olup avukat tarafından takip edilmesi davacıya avantaj sağlayacaktır. Avukat yardımı alındığı takdirde hukuki hak kaybının olma ihtimali en aza indirilecek ve avukatların teknik bilgilerinden faydalanılacaktır. Böylece davacı aramış olduğu hukuki haklarına daha kolay şekilde kavuşacak ve en doğru yolu belirlemiş olacaktır. Son olarak yargılama süreci Aile Mahkemesinin bulunduğu yerlerde Aile Mahkemesine, Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesinde devam ettirilmektedir.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma davasının kanuni dayanağı:

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 163. Maddesinde “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Şeklinde hüküm bulunmakta ve bu hüküm haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası ile ilgili kanuni dayanağını oluşturmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz