Yargıtay Başkanlığının aşağıda bilgileri belirtilmiş olan kararına göre Kadının Kızlık Soyadını Kullanması Kusur Değildir denilmektedir. Kararda ise anlatım şu şekilde gerçekleşmektedir.

…dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadının facebookta kızlık soyadını kullanmasının kusur olarak yüklenemeyeceği…şeklinde karar anlatımı devam etmektedir.

Bu nedenle Kadının Kızlık Soyadını Kullanması Kusur Değildir denilmektedir Yargıtay kararına göre; işte Kadının Facebookta Ailesinden Gelen Kızlık Soyismini kullanması başlıklı olarak belirlediğimiz Yargıtay Kararı;

YARGITAY BAŞKANLIĞI

2.Hukuk Dairesi 2015/21172 E. , 2016/15048 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

Karşılıklı Boşanma-Mal Rejimi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Madde

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadının facebookta kızlık soyadını kullanmasının kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında ortak çocuğa da şiddet uyguladığı ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.

2-Madde

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2004 doğumlu … yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

3-Madde

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıdaki yazılı harcın …’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkada harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran…’ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.11.2016 (Pzt.)

Görüldüğü üzere Kadının Kızlık Soyadını Kullanması Kusur Değildir şeklinde Yargıtay kararı olarak verilmiştir. Detayları yukarıdaki Yargıtay Kararının detaylarında anlatılmıştır.

Yargıtay Kararı ilgili olarak sayfamızın alt kısmında bulunan yorum kısmından aklınıza takılan sorularınızı sorabilirsiniz. Karşılaşmış olduğunuz hukuki sorunlarınızı ücretsiz olarak sorabilir veya düşüncelerinizi bize aktarabilirsiniz.

Yargıtay karar arama ekranına ulaşmak için buraya tıklayınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz