Zina Nedeniyle Boşanma Davası eşlerden birisinin evlilik birliği devam ettiği zamanda, diğer eşi aldatması nedeniyle açılabilen bir dava türüdür.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası yargılamasında Zina, evli bir kişinin eşi dışında bir kimseyle cinsel ilişkiye girmesi veya aldatması olarak tanımlanabilir. Eşlerden birisinin başkasıyla öpüşmesi, sarılması veya dokunması gibi durumlar Türk Medeni Kanununda zina olarak kabul edilemez. Bu durumdalar haysiyetsiz yaşam sürme haline girmekte olup, bu gibi durumlarda zina nedeniyle boşanma davası açılmamalıdır. Aksi takdirde davanızı kaybedebilirsiniz. Boşanma davalarının sebepleri özel sebepler ve genel sebepler olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Bu türdeki bir dava özel bir boşanma davası sebebidir. Davada zina eyleminin mahkemeye ispatlanması durumunda mahkemece zina yapan tarafın kusur durumuna bakılmaksızın boşanma kararı verilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarına göre boşanma davasında zina mağduru eş zinaya ilişkin tepki olarak hakaret içeren sözler söylemesi durumunda zina mağduru tarafın kusuru belirlenirken bu sözler dikkate alınmaz. Zina mağduru taraf evlilik içerisindeki özgür iradesiyle hareket etmemiş olup, mağduru olduğu zina eylemine tepki olarak söz konusu sözleri sarf ettiği kabul edilmektedir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Ne Zaman Açılmalıdır

Eşlerden birisi zina mağduru ise, zina eylemini öğrenmesinden 6 ay içerisinde boşanma davası açma hakkı vardır. Boşanma sebebi daha geç öğrenilse bile, dava açma süresi, zina eyleminin işlenmesinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğramaktadır. Yani eş durumu öğrendiğinde 6 ay içerisinde dava açabilir. Eğer bu eylem 5 yıl öncesinden daha geri tarihte olmuşsa dava zaman aşımına uğramış sayılmaktadır.

Türk Medeni Kanunun 161/3 maddesine göre zinayı affeden kişinin dava açma hakkı bulunmamaktadır. Zina nedeniyle dava açamamaktadır. Affetme eylemi sözlü veya yazılı olarak düzenlenebileceği gibi eşler arasında sergilenen davranışlarla da anlaşılabilmektedir. Ancak şunun bilinmesi gerekir ki 5 yıllık dava zaman aşımı bu dava yönünden dolmuş olsa bile diğer dava türlerinden herhangi bir dava açıldığı zaman zina eylemi delil olarak kabul edilebilmektedir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılmalıdır

Zina nedeniyle boşanma davası ismiyle de belirtildiği üzere bir tek aldatma eyleminin varlığı halinde açılabilmektedir. Boşanma Davası ve Dilekçesi yazılırken hem zina sebeplerini dilekçe de belirtmek gerekirken hem de diğer boşanma dava türlerinin konusuna giren dava sebeplerinin yazılması uygun olacaktır. Her iki dava türünün sebepleriyle birlikte birleştirilerek tek bir dilekçede açılan boşanma davasında, mahkemeye zina eylemine ilişkin sebepleri ispatlanabilirse zina nedeniyle boşanma davasından boşanmaya karar verilecektir. Ancak mahkemeye zina eylemi ispatlanamadığı takdirde ise diğer yazılan nedenlere ilişkin olarak genel boşanma sebeplerinin varlığı halinde tarafların kusur durumu da dikkate alınmak şartıyla boşanma kararı verilmesi muhtemeldir.

Bir eş tarafından sadece zina nedeniyle dava açılması halinde davacı davasını ispatlayamazsa, yani zina yapıldığını mahkemeye kanıtlayamazsa davacının davası reddedilmektedir. Bu nedenledir ki yukarıda bahsedildiği üzere zina gerekçelerinin yanı sıra genel boşanma gerekçelerinin de yazılmasının uygun olacağı öngörülmektedir. Böylece boşanma davasında her türlü boşanma kararı alınması kolaylaşacaktır.

Davanın Kanuni Dayanağı:

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 161. Maddesinde “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” Şeklinde hüküm bulunmakta ve bu hüküm bu dava türünün kanuni dayanağını oluşturmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz